23/7/2008 ·

''sözlerinde hep bi sitem var...sana bunları yaşatan kim bilmek isterdim doğrusu......''

Bunun için önce kendini tanıtman gerekmez mi :)

Yorum (yok) Yorum yaz!

loves me not

6/3/2008 ·

....sonunda daldan dala,aşktan aşka konan küçük bir böcük olduğumu keşfettim :) ama bu tamamen benim suçum değil..artık herşey öylesine kolay olmuş ki...aşklarda diğer herşey gibi hızlı başlıyor ve bitiyor ..bana 'senin için ölürüm' diyen o kadar çok insan oldu ki daha şimdiden..o yüzden tekrar tekrar duyduğumda yüzümdeki alaycı gülümsemeyi gizleyemiyorum..yalan çünkü biliyorum..ama insanları kıramama huyumdan mıdır nedir bende bu oyunu devam ettiriyorum..belkide onlardan bir farkım kalmıyor böyle yaparak ama pişiyorum böylece..

Yorum (2) Yorum yaz!

uzun zaman sonra ilk defa evdeyim..ama hasta olduğum için..

3/2/2008 ·

Bugün anladımki uzun zamandır uyumak dışında kendim için yaptığım özel bişey yok..

Sadece iş..iş..iş...

Başka hiç birşey..

Yani kocaman bir boşluk..

Bugün onu bile yapamadım..

İşe gidemedim..

O kadar halsizdim ki..

Bütün gün yatakta dönüp durdum..

Boş boş..

Biara içimden ah keşke yanımda olsaydı diye geçti..

Son 1 haftadır göremedim onu...Belki yarın gelir..

belki...

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

BEN SANA MECBURUM...

30/1/2008 ·

Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

Büyüdükçe büyüyor gözlerin

Ben sana mecburum bilemezsin

İçimi seninle ısıtıyorum.



Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

Bu şehir o eski İstanbul mudur?

Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

Sokak lambaları birden yanıyor

Kaldırımlarda yağmur kokusu

Ben sana mecburum, sen yoksun!



Sevmek kimi zaman rezilce korkudur

İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur

Tutsak ustura ağzında yaşamaktan

Kimi zaman ellerini kırar tutkusu

Birkaç hayat çıkarır yaşamasından

Hangi kapıyı çalsa kimi zaman

Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu



Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor

Eski zamanlarda bir Cuma çalıyor

Durup köşe başında deliksiz dinlesem

Sana kullanılmamış bir gök getirsem

Haftalar ellerimde ufalanıyor

Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

Ben sana mecburum, sen yoksun!



Belki Haziranda mavi benekli çocuksun

Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun

Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor

Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin

Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor.



Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Bu kurtlar sofrasında belki zor

Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden

Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Sus deyip adınla başlıyorum

İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin

Hayır başka türlü olmayacak

Ben sana mecburum bilemezsin...


atilla ilhan

 

 

''Bir zamanlar  kimseye aldırmadan, gözlerimin  ta içine bakarak bu dizeleri söyleyen biri vardı...Çok sevdiğim..Ne yazık ki sonradan anladım ki o dizeler hiç sadece 'benim' olmamıştı...''

Yorum (1) Yorum yaz!

Beklemem mi lazım , yoksa daha çok büyümem mi ,gerçek aşkı tadab

30/1/2008 ·

..................

Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum

Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....




Aşk benim hiç Senim olmamış

Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gibi…   ''

 

Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::